Şizofreni nedir?
Şizofreni; düşünce, algı (örneğin sesler duyma), duygulanım ve davranışı bozan, kronik (müzmin) seyirli bir psikiyatrik hastalıktır. Genetik yatkınlık, beyin kimyası, erken yaşam olayları ve çevresel stres etkilidir.
Hipertansiyon nedir?
Hipertansiyon (yüksek tansiyon) ise atardamar içindeki kan basıncının normalin üzerinde seyretmesidir; uzun yıllar belirti vermeden kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlara yol açabilir.
Şizofreni ve yüksek tansiyon
Şizofreni ve yüksek tansiyon (hipertansiyon) arasında doğrudan, tek yönlü bir “biri diğerini kesin yapar” ilişkisi yoktur; karmaşık, çoğu zaman dolaylı ve ilaçların da işin içine girdiği bir ilişki vardır. Şizofreni ve yüksek tansiyon birbirini dolaylı yollarla önemli ölçüde etkileyebilir ve bazı ilaçlar bu köprüde kritik rol oynar.
Bu iki hastalık aynı kişide sık görülebilir; ama bu, mutlaka birinin doğrudan diğerini “yarattığı” anlamına gelmez. Yine de hem biyolojik mekanizmalar hem de kullanılan ilaçlar iki yönlü etkileşim yaratır.
Şizofreninin kendisi, yaşam tarzı ve antipsikotik ilaç kullanımı yüksek tansiyon riskini artırabilir. Öte yandan, yüksek tansiyonun kendisinin tek başına şizofreni yaptığına dair güçlü kanıt yoktur.
Şizofrenide neden daha sık yüksek tansiyon görülüyor?
Bir meta-analiz, şizofreni ve ilişkili psikotik bozukluklarda hipertansiyon prevalansının yaklaşık %39 olduğunu, yani azımsanmayacak kadar yüksek olduğunu bildiriyor. Başka çalışmalar da şizofrenisi olan kişilerde yüksek tansiyon oranının, en azından bazı gruplarda, genel nüfusla benzer veya daha yüksek olabildiğini, ama çoğu zaman yeterince iyi tedavi edilmediğini gösteriyor.
Bunun birkaç temel nedeni var:
- Yaşam tarzı: Fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme, sigara ve madde kullanımı şizofrenide toplum ortalamasından daha yaygın.
- Metabolik sendrom: Kilo artışı, bel çevresi artışı, kan yağları ve şekerin bozulmasıyla birlikte tansiyon da yükseliyor.
- Otonom sinir sistemi: Şizofrenide stres yanıtını ve kalp-damar tonusunu yöneten sistemlerde düzensizlik bildiriliyor; bu da kan basıncını etkileyebiliyor.
- Sağlık hizmetine erişim: Şizofrenisi olan kişilerde tansiyon taraması, tedavi başlanması ve takibi çoğu zaman yetersiz kalıyor. Risk, yaşam tarzı, obezite ve ilaçlara bağlı artmış olsa da, tanı ve tedavi çoğu zaman yetersiz
Peki “şizofreni yüksek tansiyon yapar mı?”
Dolaylı olarak, evet, riski artırabilir; ama bu, “şizofreni = kesin hipertansiyon” demek değildir. Özellikle:
- Uzun süreli hastalık stresi ve otonom sinir sistemi düzensizliği,
- Sigara, şişmanlık, hareketsizlik gibi eşlik eden riskler,
- Bazı antipsikotik ilaçlar, hipertansiyon gelişme olasılığını yükseltebilir.
Ancak bazı bilimsel yayınlar, şizofrenide hipertansiyon riskinin genel toplumdan çok belirgin düzeyde yüksek olmadığını, ama bakım kalitesinin daha kötü olduğunu vurguluyor. Yani risk artışı kadar, “fark edilmemesi ve iyi tedavi edilmemesi” de önemli bir sorun.
Şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar (antipsikotikler) tansiyonu nasıl etkiler?
Antipsikotikler, şizofreni tedavisinin temel taşıdır; fakat metabolizma ve tansiyon üzerinde yan etkileri olabilir.
Metabolik ve tansiyon üzerindeki etkiler
- Büyük bir kohort ve meta-analiz, bazı antipsikotiklerin diyabet, hipertansiyon ve hiperlipidemi gibi metabolik bozukluk riskini artırdığını gösteriyor.
- Özellikle antipsikotik polifarmasi (birden fazla antipsikotik ilacın beraber kullanılması), monoterapiye (tek ilaç tedavisine) göre hipertansiyon riskini anlamlı şekilde artırıyor; bir çalışmada polifarmasi için hipertansiyon açısından düzeltilmiş hazard oranı yaklaşık 3,16 bulunmuş.
- Kilo aldırma potansiyeli yüksek ikinci kuşak antipsikotikler (örneğin olanzapin, klozapin gibi) kilo artışı, insülin direnci ve yağlanma yoluyla tansiyon riskini dolaylı yükseltebiliyor.
- Klozapin: Hem hipotansiyona hem de uzun vadede yüksek tansiyona yol açabilen paradoksal etkileri olan bir ilaçtır. Uzun süreli kullanımda kan basıncı artışına eğilim gösterir.
- Olanzapin: Kilo alımı ve metabolik sendrom üzerindeki güçlü etkileri nedeniyle yüksek tansiyon için önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır.
- Risperidon: Akut dönemde büyük (sistolik) tansiyonu (kan basıncını) yükseltebildiği bilinmektedir.
- Ziprasidon: Kan basıncı üzerindeki etkisi daha sınırlı olmakla birlikte QTc uzaması (kalp ritim bozukluğu riski) açısından dikkatli olunması gerekir.
- Ketiapin ve Aripiprazol: Kan basıncı üzerinde en düşük riske sahip ilaçlar arasında sayılmaktadır. Yine de bu ilaçlar da bazı hastalarda tansiyonu yükseltebilmektedir.
Akut tansiyon etkileri
Bazı antipsikotiklerde:
- Ortostatik hipotansiyon (ayağa kalkınca tansiyon düşmesi, baş dönmesi)
- Nadiren tansiyon yükselmeleri görülebilir; bunlar genellikle doza, ilaca ve bireysel hassasiyete bağlıdır.
Önemli nokta şudur:
- Şizofreni tedavisinde antipsikotik ilaçlar vazgeçilmezdir.
- Hipertansiyon riski, düzenli kilo-tansiyon takibi, sağlıklı yaşam tarzı ve gerektiğinde tansiyon ilacı eklenmesiyle büyük ölçüde yönetilebilir.
Bu yüzden antipsikotiği kendi kendine kesmek, hem psikotik belirtilerin alevlenmesine hem de genel sağlık riskinin artmasına yol açabilir; karar mutlaka psikiyatrist ve gerekiyorsa kardiyolog ile birlikte verilmelidir.
Yüksek tansiyon şizofreni yapar mı? Tansiyon ilaçları psikozu etkiler mi?
Kişinin kendisinde görülen hipertansiyon yine aynı kişide şizofreniye yol açar mı?
Mevcut çalışmalar, hipertansiyonun tek başına şizofreniye neden olduğunu göstermiyor.
- Bazı büyük veritabanı çalışmalarında, farklı antihipertansif (tansiyon düşürücü ilaç) gruplarını kullanan yüksek tansiyon hastalarında şizofreni gelişme oranları karşılaştırılmış; belirgin, güçlü bir nedensel ilişki saptanmamıştır.
- Sistematik derlemeler, şizofreni hastalarında hipertansiyon riskini tartışsa da, hipertansiyonun şizofreni riskini artırdığına dair net, güçlü kanıt sunmamaktadır.
Bununla birlikte, uzun süreli hipertansiyonun beynin damar yapısını, beyaz cevher bütünlüğünü ve bilişi bozduğu; bunama riskini artırdığı iyi biliniyor. Bu tür damar ve biliş değişiklikleri bazı yaşlı hastalarda “vasküler demans”, “deliriyum” veya psikotik özellikli tablolarla karışabilir ama bunlar klasik anlamda şizofreni değildir.
Gebelik sırasında annede görülen hipertansiyon, doğumdan sonra çocuğun ileri yaşamında şizofreni gelişmesine yol açar mı?
Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmaya göre, gebeliğinde yüksek tansiyonu olan annelerden doğan bebeklerin ileri yaşlarında şizofreniye yakalanma riski artmaktadır. Bu çalışma, rahim içindeki yüksek tansiyon ortamının, beyin gelişimini etkileyerek ileriki hayat için şizofreni riskini bir miktar artırabileceği fikrini destekliyor. Ancak risk artışı küçük olup tek başına belirleyici değildir, genetik ve doğum öncesi diğer faktörlerle birlikte düşünülmelidir.
Tansiyon düşürücü ilaçlar (antihipertansifler) psikiyatrik belirtileri nasıl etkileyebilir?
Tansiyon düşürücü (antihipertansif) ilaçların çoğu şizofreni yapmaz; ama bazılarının psikiyatrik yan etkileri olabilir veya tam tersi, bazıları koruyucu etki gösterebilir.
ACE inhibitörleri (örn. lisinopril, perindopril) ve ARB’ler (örn. losartan)
- Bazı çalışmalar, özellikle kan-beyin bariyerini geçen ACE inhibitörlerinin (merkezi etkili ACEİ) bilişsel (kognitif) gerilemeyi yavaşlatabileceğini ve bunama riskini azaltabileceğini gösteriyor. Bu ilaçlar, nöroinflamasyonu azaltma ve beyin damarlarını koruma yoluyla dolaylı olarak bilişi iyileştirebilir; bu, psikotik bozukluklarda bilişsel bozulmanın yönetimi açısından teorik olarak faydalı olabilir.
- Öte yandan, büyük ölçekli bir gözlemsel kohort çalışması, Amerika Birleşik Devletleri ve Kore’den toplanan veriler kullanılarak ACE inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB’ler) ve tiyazid diüretiklerinin şizofreni riski üzerindeki etkilerini karşılaştırmıştır. Çalışmanın temel bulgusu, ACE inhibitörü kullanan hastaların ARB kullanan hastalara kıyasla tutarlı biçimde daha yüksek şizofreni insidansı sergilediğidir. Bu ilişkinin biyolojik açıklaması şöyle özetlenebilir: ACE enzimi, beyinde de yüksek oranda bulunan ve renin-anjiyotensin sisteminin ayrılmaz bir parçası olan bir enzimdir. Bazı araştırmalar, şizofreni hastalarında ACE düzeylerinin normalden düşük olduğunu göstermektedir. Bu durumda ACE inhibitörü kullanan bir kişide zaten düşük olan ACE aktivitesinin daha da baskılanması, teorik olarak şizofreni gelişme riskini artırabilir. Yine de çalışmanın yazarları bu sonuçların yalnızca gözlemsel verilerden elde edildiğini ve ilaç kullanım rehberlerinin değiştirilmesi için yeterli kanıt oluşturmadığını vurgulamıştır. ‘Hastaların kan basıncı kontrolü için etkili olan ilaçları bırakmaması gerektiği’ açıkça ifade edilmiştir.
Kalsiyum kanal blokerleri (örn. amlodipin, verapamil, isradipin)
- Bazı genetik ve klinik veriler, kalsiyum kanallarının şizofrenide rol oynayabileceğini ve bu kanalları etkileyen ilaçların ek tedavi olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.
- Örneğin isradipin ile yapılan küçük bir açık etiketli çalışmada, şizofreni hastalarında ek tedavi olarak kullanıldığında psikotik belirtileri kötüleştirmediği, bazı hastalarda hafif tansiyon düşürücü ve güvenli olduğu rapor edilmiştir.
- Geniş bir kohortta, kalsiyum kanal blokeri kullanan ağır ruhsal hastalarda psikiyatrik hastane yatışlarında ve kendine zarar olaylarında azalma bildirilmiştir; bu durum, olası koruyucu bir etkiye işaret etmektedir.
Beta bloker grubu ilaçlar ( metoprolol, atenolol, propranolol gibi)
- Beta blokerler anksiyete (sınav, sahne korkusu gibi) için de yaygın kullanılan ilaçlardır.
- Genel olarak iyi tolere edilseler de, bazı çalışmalarda depresyon, yorgunluk ve cinsel fonksiyon bozukluğuyla ilişkilendirilmiştir; ayrıca psikoza ve deliriyuma dair vaka bildirimleri vardır.
- Örneğin atenolol başlanan bir hastada psikotik belirtiler, depresif belirtiler ve intihar düşüncesi geliştiğine dair nadir bir olgu rapor edilmiştir; bu tür bildirimler çok seyrektir ama tamamen yok sayılmamalıdır.
- Yine de bunlar nadir yan etkilerdir; çoğu kişi beta blokerleri ciddi psikiyatrik sorun yaşamadan kullanır.
Diğer tansiyon ilaçları
- Tiyazid tipi diüretikler (idrar söktürücüler) ve benzeri birçok ilaçta belirgin bir “şizofreni tetikleyici” etki gösterilmemiştir.
- Nadir vakalarda elektrolit bozuklukları (sodyum düşüklüğü vb.) deliriyum veya konfüzyona yol açabilir; bunlar düzeldiğinde tablo çoğunlukla toparlar.
Özet
- Yüksek tansiyonun kendisinin şizofreni başlattığına dair güçlü kanıt yoktur.
- Bazı tansiyon düşürücü ilaçlar (özellikle beta blokerler) nadiren psikotik belirtilere veya deliriyuma katkıda bulunabilir; bu durum genellikle doz, yaş, başka hastalıklar ve eşlik eden ilaçlarla ilişkilidir.
- Öte yandan ACE inhibitörleri (ACEİ), ARB’ler ve bazı kalsiyum kanal blokerleri, beyin koruyucu ve hatta psikotik hastalarda ek faydalı olabilecek ilaçlar tartışılmaktadır.
Ortak mekanizmalar: Vücut ve beyin üzerinden “kısır döngü”
Şizofreni ile yüksek tansiyon arasındaki ilişkiyi, tek yönlü bir neden-sonuç yerine, birbirini besleyen bir “kısır döngü” gibi düşünmek daha gerçekçidir.
1. Metabolik sendrom ve kilo
- Antipsikotik ilaçlar, hareketsiz yaşam ve beslenme alışkanlıkları; kilo artışı, bel çevresinde genişleme, kan şekeri ve yağların yükselmesiyle sonuçlanabiliyor.
- Şişmanlık ve metabolik bozukluklar ise doğrudan yüksek tansiyon riskini artırıyor.
2. Stres ve otonom sinir sistemi
- Şizofrenide yaşanan kronik (müzmin) stres, damarlarda sıkışma-gevşeme (vazokonstriksiyon–vazodilatasyon) dengesini yöneten otonom sinir sistemini bozabiliyor.
- Bu sistem bozulduğunda hem anlık tansiyon dalgalanmaları artıyor hem de uzun dönemde kalıcı yüksek tansiyon gelişebiliyor.
3. Beyin dolaşımı ve biliş
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) beyin damarlarına zarar verdiğinde dikkat, hafıza ve yürütücü işlevler bozulabilmekte; bu da zaten bilişsel zorluk yaşayan şizofreni hastalarında tabloyu ağırlaştırmaktadır.
- Bir çalışmada, şizofreni hastaları arasında hipertansiyon şiddeti arttıkça bilişsel performansın pek çok alanda daha çok bozulduğu gösterilmiştir.
4. Tedavide gecikme ve bakım eksiklikleri
- Şizofreni hastalarının hipertansiyon tarama, tedavi ve izlem açısından genel nüfusa göre daha geride kaldığı; daha az tarandığı ve daha az düzenli tedavi aldığı bildirilmiştir.
- Bu da kontrolsüz yüksek tansiyonun beyni ve kalbi daha çok yıpratmasına izin vermekte ve dolaylı olarak ruhsal durumu da olumsuz etkileyebilmektedir.
Pratik sonuçlar: Ne yapmalı?
Şizofrenisi olan bir kişi için
- Düzenli tansiyon takibi: Evde yapılan ölçümler ve her muayenede tansiyon kontrolü, büyük fark yaratır.
- Kilo (vücut ağırlığı), bel çevresi, kan şekeri ve kan yağlarının düzenli takibi: Özellikle ikinci kuşak antipsikotik kullananlarda şarttır.
- Yaşam tarzı:
- İlaç seçimi ve dozu:
- Antipsikotik seçimi yapılırken, metabolik yan etki profili göz önüne alınabilir; yüksek riskli ilaçlarda daha sık kontrol planlanabilir.
- Mümkün olduğunda tek antipsikotikle (monoterapi) tedavi edilmeye çalışmak, hem yan etki yükünü hem de hipertansiyon riskini azaltabilir.
- Uzmanlar arası işbirliği: Psikiyatrist, kardiyolog ve aile hekimi birlikte plan yaptığında hem ruhsal hem bedensel sağlık daha iyi korunur.
Hipertansiyonu olan bir kişi için
- Ani davranış ve kişilik değişiklikleri, ses duyma, paranoyak düşünceler gibi belirtiler ortaya çıkarsa, bunları sadece “tansiyon ilaç yan etkisi” deyip geçmemek; mutlaka psikiyatri değerlendirmesi istemek gerekir.
- Beta bloker başlanmış ve kısa sürede huzursuzluk, kabus, gerçeklik algısında bozulma gibi şikâyetler gelişmişse, hekimle görüşüp ilaç gözden geçirilmelidir; çoğu zaman ilaç düzenlemesiyle tablo düzelir.
- ACE inhibitörleri (ACEİ), ARB’ler ve kalsiyum kanal blokerleri, bilişsellik (cognition) ve psikoz açısından genellikle güvenli kabul edilir ve bazı çalışmalarda olumlu etkiler bile öne sürülmektedir.
Özet
- Şizofreni yüksek tansiyon yapar mı?
Doğrudan değil; ama hastalığın kendisi, yaşam tarzı, stres ve özellikle bazı antipsikotikler nedeniyle hipertansiyon riski belirgin artabilir; yine de herkes için kaçınılmaz değildir. - Şizofreni ilaçları?
Antipsikotikler beden için gereklidir; fakat özellikle kiloyu artıran ve birden fazla antipsikotik kullanılan durumlarda hipertansiyon ve diğer metabolik sorunların riski yükselir. Düzenli takip ve uygun yaşam tarzı ile bu risk büyük ölçüde yönetilebilir. - Yüksek tansiyonun kendisi (hipertansiyon) şizofreni yapar mı?
Güçlü kanıt yoktur; yüksek tansiyon bunama (demans) ve diğer beyin damar sorunlarına zemin hazırlasa da klasik şizofreniyi doğrudan başlattığı gösterilmemiştir. - Yüksek tansiyon ilaçları şizofreni yapar mı?
Çoğu şizofreni yapmaz; beta blokerlerde nadiren psikoz / deliriyum vakaları bildirilmiştir, ACEİ / ARB ve kalsiyum kanal blokerlerinde ise beyin ve psikiyatrik açıdan çoğu zaman nötür veya olası koruyucu etkilerden söz edilmektedir.

Kaynaklar:
A Study of Hypertension and Related Biophysical and Health-related Lifestyle Behaviors in Patients Suffering from Schizophrenia. Ann Neurosci. 2024 Jan;31(1):28-35. doi: 10.1177/09727531231158451. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Antipsychotic Medication and Risk of Metabolic Disorders in People With Schizophrenia: A Longitudinal Study Using the UK Clinical Practice Research Datalink. Schizophr Bull. 2024 Mar 7;50(2):447-459. doi: 10.1093/schbul/sbad126. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Comparative estimation of the effects of antihypertensive medications on schizophrenia occurrence: a multinational observational cohort study. BMC Psychiatry. 2024 Feb 16;24(1):128. doi: 10.1186/s12888-024-05578-6. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Hypertension and psychosis. Postgrad Med J. 2023 Jun 8;99(1171):411-415. doi: 10.1136/postgradmedj-2021-141386. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Associations between β-blockers and psychiatric and behavioural outcomes: A population-based cohort study of 1.4 million individuals in Sweden. PLoS Med. 2023 Jan 31;20(1):e1004164. doi: 10.1371/journal.pmed.1004164. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Beta-Blocker-Induced Perceptual Change and Behavior. Prim Care Companion CNS Disord. 2022 Jun 2;24(3):21cr03055. doi: 10.4088/PCC.21cr03055. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Adenosine modulators and calcium channel blockers as add-on treatment for schizophrenia. NPJ Schizophr. 2021 Jan 21;7(1):1. doi: 10.1038/s41537-020-00135-y. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Association of Antihypertensive Drug Target Genes With Psychiatric Disorders: A Mendelian Randomization Study. JAMA Psychiatry. 2021 Jun 1;78(6):623-631. doi: 10.1001/jamapsychiatry.2021.0005. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Antipsychotic Polypharmacy and Metabolic Syndrome in Schizophrenia: A Review of Systematic Reviews. Focus (Am Psychiatr Publ). 2020 Oct;18(4):482-492. doi: 10.1176/appi.focus.18307. Ücretsiz Tam Makale erişimi
A molecular approach to treating cognition in schizophrenia by calcium channel blockade: An open-label pilot study of the calcium-channel antagonist isradipine. Schizophr Res Cogn. 2020 May 18:21:100180. doi: 10.1016/j.scog.2020.100180. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Hypertension Induced by Aripiprazole Use in an Autistic Child Patient. Clin Psychopharmacol Neurosci. 2019 Nov 20;17(4):556-558. doi: 10.9758/cpn.2019.17.4.556. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Associations of centrally acting ACE inhibitors with cognitive decline and survival in Alzheimer’s disease. BJPsych Open. 2017 Jul 4;3(4):158-164. doi: 10.1192/bjpo.bp.116.004184. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Aripiprazole-induced Asymptomatic Hypertension: A Case Report. Psychopharmacol Bull. 2017 May 15;47(2):53-56. doi: 10.64719/pb.4362. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Severity of hypertension predicts the generalized neurocognitive deficit in schizophrenia. Schizophr Res. 2016 Oct;176(2-3):527-528. doi: 10.1016/j.schres.2016.07.001. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Effects of centrally acting ACE inhibitors on the rate of cognitive decline in dementia. BMJ Open. 2013 Jul 25;3(7):e002881. doi: 10.1136/bmjopen-2013-002881. Ücretsiz Tam Makale erişimi
Worsened hypertension control induced by aripiprazole. Neuropsychiatr Dis Treat. 2013:9:505-7. doi: 10.2147/NDT.S43950. Ücretsiz Tam Makale erişimi